Ottoman Turkish
HİZMET : Ottoman Turkish
Birinin işini görme. Bir kimsenin hesabına veya menfaatına iş görme, bu suretle yapılan iş, vazife. Memuriyet. * Bir insan, hayvan veya nebatın muhtaç olduğu işler ve takayyüdat
HİZMET : Ottoman Turkish
emir dinleyip iş görme
HİZMET-İ ASKERİYE : Ottoman Turkish
Askerlik hizmeti. Askerlik vazifesi
HİZMET-İ İMANİYE : Ottoman Turkish
"İmana ait hizmet. İman ve Kur'an hakikatlarının mukni ve ilmi delillerle anlaşılmasına hizmet etmek; neşrinde, tebliğinde çalışmak."
HİZMETGÜZAR : Ottoman Turkish
f. Komisyoncu. * Şunun bunun işini görüveren
HİZMETKÂR : Ottoman Turkish
Hizmet yapan kimse. Hizmetçi
HİZMETKÂR : Ottoman Turkish
hizmet eden
HİZRİYYE : Ottoman Turkish
(C.: Hızari) Sağlam, sert yer
HİZVE : Ottoman Turkish
Ganimet malını vermek. * Yan
HİZY : Ottoman Turkish
Horluk, hakirlik. Züll. Sırrı fâş olmuş, rüsvay olmuş kimse
HİZYE : Ottoman Turkish
Uzun kesilmiş et parçası
HİZZE : Ottoman Turkish
Sürur, sevinç, neşe, neşat
HİZZEB : Ottoman Turkish
Soylu at
HİZÂ : Ottoman Turkish
sıra, düzlük
HİÇ : Ottoman Turkish
f.Değersiz, kıymetsiz. Yok olan, yok denecek kadar az olan
HİÇ : Ottoman Turkish
oş, değersiz
HİÇAHİÇ : Ottoman Turkish
f. Hiç. Yok. Bomboş
HİÇKES : Ottoman Turkish
f. Hiç kimse
HİÇKÂRE : Ottoman Turkish
f. İşi rast gitmeyen
HİÇÂHİÇ : Ottoman Turkish
omboş
HİÇÎ : Ottoman Turkish
f. Hiçlik. Yokluk
HİŞAM : Ottoman Turkish
Kırmak. * Kesmek
HİŞAŞ : Ottoman Turkish
İçinde ot olan çuval
HİŞDAR : Ottoman Turkish
f. Temizlik kurallarına çok sadık olan ve riayet eden adam
HİŞİN : Ottoman Turkish
Kokmuş tuluk
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani