Multilingual Turkish Dictionary

Ottoman Turkish

Ottoman Turkish
HULEL : Ottoman Turkish

(Hulle. C.) Elbiseler

HULEL : Ottoman Turkish

hulleler, güzel elbiseler

HULEL-İ FÂHİRE : Ottoman Turkish

Kıymetli, şaşaalı, parlak elbiseler

HULEYFE : Ottoman Turkish

Medine ehlinin ihramlandığı yer

HULEYKA' : Ottoman Turkish

At burnu

HULEYME : Ottoman Turkish

(C.: Huleymât) Memecik. * Ciltte, bilhassa dil üzerinde bulunan küçük kabarcıkların beheri

HULF : Ottoman Turkish

Ahdinde durmamak. Ahdini bozmak. Sözde durmamak. * Nakz

HULF : Ottoman Turkish

dönme, aykırılık

HULF-ÜL VA'D : Ottoman Turkish

Ahdinden dönmek. Verdiği sözü yerine getirmemek

HULF-ÜL VAÎD : Ottoman Turkish

Va'dedilmiş azabı yapmamak, cezâyı yerine getirmemek. (Cenâb-ı Hak kendine isyan edenlerin, günahta devam edenlerin cehenneme gideceklerini beyan ediyor, tehdid ediyor, vaid ile beyanda bulunuyor. Affetmediği takdirde bu vaidinden dönmesi, aslâ adâletine yakışmaz, muhâldir.)

HULFETMEK : Ottoman Turkish

Sözünde durmamak.HULİYY
(C.: Huliyyât) Altun, gümüş, elmas, zümrüt, vs. gibi süs eşyası. Mücevher

HULFÜLVAAD : Ottoman Turkish

sözden dönme

HULK : Ottoman Turkish

Huy. Ahlâk. Tabiat. Yaratılıştan olan haslet. Seciyye. Cibilliyet. * İnsanın doğuştan veya sonradan kazandığı ruhî ve zihnî hâller

HULK : Ottoman Turkish

huy, tabiat

HULKAN : Ottoman Turkish

Huy ve tabiatça. Ahlâk cihetiyle

HULKUM : Ottoman Turkish

İnsan veya hayvan boğazı. Ağızdan mideye giden yol

HULKÎ : Ottoman Turkish

Huy ile, hulk ile alâkalı ve hulka müteallik

HULKÎ : Ottoman Turkish

yaradılışla ilgili, yaradılıştan gelen

HULL (HİLL) : Ottoman Turkish

Dost

HULLAN : Ottoman Turkish

(Halil. C.) Sâdık dostlar, arkadaşlar

HULLE : Ottoman Turkish

(C.: Hılâl) Dostluk

HULLE : Ottoman Turkish

değerli elbise

HULLEB : Ottoman Turkish

Yağmursuz bulut

HULLEBAF : Ottoman Turkish

f. Terzi

HULLEDALLAH : Ottoman Turkish

Allah dâim ve bâki etsin