Multilingual Turkish Dictionary

Ottoman Turkish

Ottoman Turkish
HÂME-RÂN : Ottoman Turkish

f. Kalem yürüten, yazan

HÂMEGÜZAR : Ottoman Turkish

f. Kalemle yazılmış

HÂMİD : Ottoman Turkish

Cenab-ı Hakk'a hamd ü sena eden. Allah'a şükreden. * Hz. Peygamber'in (A.S.M.) isimlerindendir

HÂMİDE : Ottoman Turkish

Uzun müddet geçmesi sebebi ile rengine tegayyür ve siyahlık gelip eskimiş olan. * Nebatsız kuru yer. * Yanmış kül olmuş

HÂMİDÎN : Ottoman Turkish

(Hâmid. C.) Hamdedenler, hâmidler

HÂMİDÛN : Ottoman Turkish

(Hâmid. C.) Hamdedenler, hâmidler

HÂMİE : Ottoman Turkish

çamurlu, dumanlı

HÂMİL : Ottoman Turkish

(Hâmile) Yüklü yüklenmiş. * Gebe. * Taşıyan, götüren. * Hâiz. * Mâlik, sahib. * Uhdesinde bir poliçe bulunan

HÂMİL : Ottoman Turkish

yüklenen

HÂMİL-İ VAHY : Ottoman Turkish

Vahyi Peygamberimize (A.S.M.) getiren Cebrail (A.S.)

HÂMİLE : Ottoman Turkish

yüklü, gebe

HÂMİSEN : Ottoman Turkish

Beşinci olarak, beşinci olmak üzere

HÂMİSEN : Ottoman Turkish

eşinci olarak

HÂMME : Ottoman Turkish

(C.: Hevâmm) Haşerât-ı muzırra, zararlı böcekler. * Binek hayvanı

HÂMÂN : Ottoman Turkish

Firavunun veziri

HÂMÎ : Ottoman Turkish

himaye edici, koruyucu

HÂMÎD : Ottoman Turkish

hamdeden

HÂMIZ : Ottoman Turkish

Sirke gibi ekşi olan. Ekşiliği fazla olan, asit

HÂMIZ-I FAHİM : Ottoman Turkish

Kim: Karbonik asit

HÂMIZ-I HALL : Ottoman Turkish

Kim: Sirke asidi

HÂMIZ-I KARBON : Ottoman Turkish

Kim: Karbonik asit

HÂMIZAT : Ottoman Turkish

(Hâmız. C.) Asitler. Sirke gibi ekşi olan şeyler

HÂMIZAT-I ŞAHMİYE : Ottoman Turkish

Yağ asitleri

HÂMIZİYYET : Ottoman Turkish

Ekşilik, kekrelik

HÂMIZIKARBON : Ottoman Turkish

karbondioksit