Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Risale

Turkish Risale
NAĞME : Turkish Risale

(C.: Nağamât) Ahenk, güzel ses, âvaz, ezgi, teganni

NAĞME-GER : Turkish Risale

f. Türkü söyleyen, öten

NAĞME-HÂN : Turkish Risale

f. Türkü söyleyen, şarkı söyleyen

NAĞME-HÂNÎ : Turkish Risale

f. Türkü söyleyicilik, nağme söyleyicilik

NAĞME-HİZ : Turkish Risale

f. Nağme uyandıran. Türkü, şarkı söyleyen

NAĞME-KEŞ : Turkish Risale

f. Türkü söyleyen, şarkı söyleyen

NAĞME-PERDAZ : Turkish Risale

f. Türkü söyleyen, şarkı söyleyen

NAĞME-SAZ : Turkish Risale

f. Ahenkle söyleyen, terennüm eden

NAĞME-SERA : Turkish Risale

f. Türkü okuyan, şarkı söyleyen

NAĞME-ZEN : Turkish Risale

f. Türkü söyleyen, şarkı söyleyen

NAİB : Turkish Risale

Karga gibi çirkin sesli kuşların ötüşü

NAİB(E) : Turkish Risale

(Nevb. den) Vekil, birinin yerine geçen. * Şeriat hâkimi olan kadı vekili. * Nöbet bekleyen

NAİB-ÜL ÂM : Turkish Risale

Cumhuriyet müddei-i umumisi. Cumhuriyet savcısı

NAİB-İ FÂİL : Turkish Risale

Meçhul fiilin mevzuu olan kelime ki, harekesi merfu olur. (Küsirel kalemü: "Kalem kırıldı" cümlesinde " kalem", "Naib-i fâil" olmuş ve fâilin yerine geçmiştir.)

NAİCE : Turkish Risale

Yumuşak yer

NAİF : Turkish Risale

Zayıf, cılız

NAİK : Turkish Risale

Karga ötüşü veya horoz sesi. * Çobanın koyuna bağırması

NAİKAN : Turkish Risale

Cevzâ burcundan iki yıldız

NAİL(E) : Turkish Risale

Muradına eren, nâil olan, ele geçiren. Erişmiş

NAİLİYET : Turkish Risale

Ele geçirmek, murada ermek, elde etmek

NAİM : Turkish Risale

Bolluk ve bahtiyarlık içinde yaşayış. Nizam-ü hal ve mal. * Cennet'in sekiz kısmından dördüncü tabakası

NAİME : Turkish Risale

Rahatlık içinde nazlı büyütülmüş kadın. * Yumuşak yapılı hayvancıklar

NAİMÂNE : Turkish Risale

f. Uyur gibi, uyuklayarak, uyurcasına

NAİMÎN : Turkish Risale

(Nâim. C.) Uyuyanlar, uykuda bulunanlar

NAİR : Turkish Risale

Parlak, parlayan. * Düşmanlık, adavet