Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Risale

Turkish Risale
NAİRE : Turkish Risale

(C.: Nevâir) Alev, ateş. * Hararet, sıcaklık

NAİYE : Turkish Risale

Ölüm haberi götüren, kötü haber veren

NAİZ : Turkish Risale

Kuvvetlendiren. Kaldıran

NAŞIT : Turkish Risale

Büyük yoldan ayrılan küçük yol. * Vahşi sığır. Bir burçtan başka burca varan yıldız. * Neşeli ve şen adam

NAŞİ : Turkish Risale

Neş'et eden, yeniden vücuda gelen, yetişen, yetişmiş. * Delil, dolayı, ötürü, sebebiyle. * Geceleyin meydana gelip zâhir olan şey. * Yetişmiş oğlan veya kız

NAŞİB : Turkish Risale

Hâfız. * Ok sahibi. İçine girip yapışan nesne

NAŞİD(E) : Turkish Risale

(Neşide. den) Şiir söyleyen, şiir okuyan, şiir yazan

NAŞİE : Turkish Risale

Delil. Zuhur. * Gündüz veya gecenin evvelki saati. * Uykudan sonra kalkmak hali ve uyanık olduğumuz hal

NAŞİLE : Turkish Risale

Eti az olan

NAŞİR : Turkish Risale

Neşreden, yayan. * Bir müellifin eserini bastırıp çıkartan. Editör

NAŞİRE : Turkish Risale

(C.: Nevâşir) Kolu açan adale. * Kuruyup yağmurdan yeşeren ot

NAŞİTAT : Turkish Risale

Meleklerden bir tâife

NAŞİZ : Turkish Risale

Karısına karşı çok zâlim olan koca. * (Kalb) heyecanla coşma. * Kalkmış, kabarmış, atan (damar)

NAŞİZE : Turkish Risale

Kocasının hanesinden, izni olmaksızın çıkıp kendisini kocasından haksız yere men'eden kadın. Bu çıkış hakikaten olabileceği gibi, hükmen de olabilir. * Kabarmış, şişmiş

NE : Turkish Risale

f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır

NE'AL : Turkish Risale

Nalbant

NE'AR : Turkish Risale

Baş kaldıran, âsi, kafa tutan, serkeş

NE'B : Turkish Risale

(C: Niyeb) Sâfi nesne. * Yaşlı dişi deve

NE'BE : Turkish Risale

(C: Nâibat) Musibet, belâ

NE'ME : Turkish Risale

Nağme, ses

NE'NEE : Turkish Risale

Zayıflık

NE'NEHAVA : Turkish Risale

Anason, kimyon

NE'Y : Turkish Risale

Uzak olmak

NE'Ş : Turkish Risale

şiddetle ve kahirle almak. Zorla almak

NE-ŞEBEM : Turkish Risale

f. Ben karanlık gece gibi nursuz değilim (meâlinde.)