Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Risale

Turkish Risale
NEDİS : Turkish Risale

Akıllı kişi

NEDŞ : Turkish Risale

Her nesneyi eritip sormak. * Pamuk atmak

NEEC : Turkish Risale

Yel esmek, rüzgâr esmek. * Yalvarmak, tazarru etmek

NEED : Turkish Risale

Belâ, musibet. Zahmet, meşakkat

NEF U ZARAR : Turkish Risale

Kâr ve zarar

NEF' : Turkish Risale

Fayda, yararlılık. * Fls: Faydacılık. Yani: Bir şeyin doğru olup olmadığını, o şeyin faidesine göre değerlendiren yanlış bir nazariyedir. Kudsi dinimiz olan İslâmiyette ise: Bir şeyin doğru veya yanlış; iyi ve kötü olması, Allahın emir ve nehyine tâbidir

NEF'Î : Turkish Risale

Menfaat ile alâkalı, faydacı. * Sihâm-ı Kaza nâmındaki hicivli şiirleri ile meşhur Erzurum
Hasankale'li olup İstanbul'da yaşamış bir şâirin adıdır. 1634'de
Murad devrinde bir hicviyesinden dolayı boğdurulup denize atılmıştır

NEF'İYYET : Turkish Risale

(Nef'î) Fls: Faydacı, faydacılık

NEFAD : Turkish Risale

(Nefed) Bitip tükenmek, yok olmak

NEFAK : Turkish Risale

(C.: Enfâk) İki kapılı ev

NEFASET : Turkish Risale

Beğenilir olmak, kıymetlilik, değerlilik, çok güzellik, pek iyilik. Nefis ve mergub olmak

NEFAZ : Turkish Risale

Geçme, işleyip öte tarafa geçme. * Sözü geçme, sözü dinlenme

NEFAİS : Turkish Risale

(Nefise. C.) Değerli, güzel ve beğenilir şeyler

NEFAİS-PEREST : Turkish Risale

f. Nefis şeyleri beğenenen, güzel şeyleri seven

NEFC : Turkish Risale

Çıkmak, huruc etmek

NEFD : Turkish Risale

Tükenmek, bitmek. * Geçici ve fâni olmak

NEFEAN : Turkish Risale

Faydalı olarak

NEFEAN Lİ-L-UMUM : Turkish Risale

Herkes için faydalı oluş

NEFED : Turkish Risale

Bitirme, tükenme, bitirilme

NEFEHAT : Turkish Risale

(Nefha. C.) Esintiler. Üfürmeler

NEFEL : Turkish Risale

Düşmandan alınan mal, ganimet. * Ulü-l emrden müsaade almadan düşmana karşı çıkan az sayıda bir cemaat

NEFER : Turkish Risale

Bir kişi, tek kişi. * Asker, er. (Bazılarınca insan cemaati. Ona kadar olan adam topluluğuna denir. Üçten ona kadar olan kişilere "Reht" denir.)

NEFERÂT : Turkish Risale

(Nefer. C.) Neferler, askerler, erler

NEFES : Turkish Risale

Soluk, üfürülen hava. Soluma, soluk verip alma. * Uzun söz. * Bolluk. * Hased etmek. *Edb: Bektaşi tekkelerinde okunan manzum söz

NEFEZA (NEFZA) : Turkish Risale

(C: Nefâyız) Düşmanın ahvâlini bilmek için dolaşan kavim