Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Risale

Turkish Risale
NEKS : Turkish Risale

Sözünden dönmek. * Bozmak. Çözmek. * Üzmek. * Dağıtmak. * Münhal ve muhtel olmak

NEKS (NÜKÜS) : Turkish Risale

Başaşağı etmek, ters döndürmek. * Aynı hastalığın geri gelmesi. (Bak: Nüks)

NEKT : Turkish Risale

(C: Nikât) Süngüyü yere vurmak. * Taan etmek, çekiştirmek

NEKZ : Turkish Risale

Vurmak. * Kovmak, def'etmek. * Yılan sokmak. * Azalmak. * Suyun, yer tarafından emilmesi

NEKÂ' : Turkish Risale

Yarayı kaşımak. * Soymak. * Çok azap etmek, acı çektirmek

NEKÂBET : Turkish Risale

Dönme, vazgeçme, cayma

NEKÂL : Turkish Risale

Şiddetli azab. İşkence ve ukubet. * İbret

NEKÂRE : Turkish Risale

Güçlük, zorluk. * Belirsizlik

NEKÂYAT : Turkish Risale

Çarklar. * Vakitler

NEKÜS : Turkish Risale

(Nekis
Neküs) Baş aşağı etmek

NEKİB : Turkish Risale

(C.: Nukabâ) Halkın iyisi. * Kâhya. * Kefil. * Müfettiş, kontrolcü

NEKİBE : Turkish Risale

Nefsi mübârek

NEKİR : Turkish Risale

Bilinmemiş olan. Muayyen olmayan. * Mezarda iki sual meleğinden birisinin adı. (Diğerininki; münkerdir)

NEKİRE : Turkish Risale

(C.: Nekerât) Belirsiz

NEKİSE : Turkish Risale

Hilâf, ters. * Nefs

NEKŞ : Turkish Risale

Kuyunun çamurunu temizlemek. * Bir şeyi bitirmek. Bir işden fâriğ olmak. * Bir şey üzerine gelip toplanmak

NELL : Turkish Risale

Yüz üstüne bırakmak

NEM : Turkish Risale

f. Rutubet, az yaşlık. Hafif ıslaklık

NEM-İ DİDE : Turkish Risale

Göz yaşı

NEMA : Turkish Risale

Gelişme, büyüme. * Uzamak, artmak, çoğalmak, üremek. * Faiz

NEMADÂR : Turkish Risale

f. Çoğalan, ziyadeleşen. Artan, büyüyen

NEMARIK : Turkish Risale

(Nemraka. C.) Yastıklar

NEMAS : Turkish Risale

Kılın ince olması

NEMAT : Turkish Risale

(C: Enmut-Nimât) Usul, tarz. * Yol, tarik. * Örtü, ihram. * Topluluk, insan cemaati. * Döşek yüzü, yatak yüzü

NEMAT-I TAKRİR : Turkish Risale

Söyleme tarzı