Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Turkish

Turkish Turkish
DİVAL : Turkish Turkish

altı mukavvayla beslenmiş, üstü sırmalı işleme

DİVAN : Turkish Turkish

yüksek aşamadaki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis

DİVAN : Turkish Turkish

divan edebiyatı ozanlarının koşuklarını topladıkları yapıt

DİVAN : Turkish Turkish

sedir (i)

DİVAN DURMAK ( YA DA EL PENÇE DİVAN DURMAK) : Turkish Turkish

saygı gösterilen bir kimse karşısında el kavuşturup ayakta durmak

DİVAN EDEBİYATI : Turkish Turkish

xiii.- xix. yüzyıllar arasında dil, konu, işleniş bakımından arap, fars etkisi altında gelişmiş yazın

DİVAN KALEMİ : Turkish Turkish

sadrazam buyruklarının ve fermanlarının yazıldığı yer

DİVANÇE : Turkish Turkish

küçük divan

DİVANE : Turkish Turkish

deli, kaçık, budala

DİVANE : Turkish Turkish

ir şeye çok düşkün olan

DİVANE OLMAK : Turkish Turkish

deli divane olmak

DİVANELİK : Turkish Turkish

kaçıklık, delilik

DİVANEYE DÖNMEK : Turkish Turkish

çok üzülmek

DİVANHANE : Turkish Turkish

geniş sofa

DİVANHANE : Turkish Turkish

kubbealtı

DİVANİ : Turkish Turkish

divan kaleminden çıkan ferman, berat gibi betiklerde kullanılmış olan (yazı)

DİVANI HÜMAYUN : Turkish Turkish

osmanlılarda padişah, sadrazam ve kimi yüksek aşamalı devlet görevlilerinin oluşturduğu meclis ve meclisin çalıştığı yer

DİVANİ KIRMASI : Turkish Turkish

divani yazısının basitleştirilmiş bir türü

DİVANIÂLİ : Turkish Turkish

yüce divan

DİVANIHARP, -Bİ : Turkish Turkish

askeri mahkeme

DİVANIMUHASEBAT, -TI : Turkish Turkish

sayıştay

DİVANSAZI, -NI : Turkish Turkish

meydansazı

DİVİK : Turkish Turkish

akkarınca

DİVİT, -Tİ : Turkish Turkish

genellikle kuşak arasında taşınılan ve kalemliğiyle hokkası bir arada olan yazı takımı

DİVİTİN : Turkish Turkish

ir yüzü havlu, pamuklu ya da yünlü kuma?