Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Turkish

Turkish Turkish
DOĞRU : Turkish Turkish

hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca

DOĞRU : Turkish Turkish

karşı, yönünce

DOĞRU : Turkish Turkish

(zaman anlatan sözcüklerden sonra) yakın, yakınlarında

DOĞRU AÇI : Turkish Turkish

doğruaçı

DOĞRU AKIM : Turkish Turkish

iletken bir devre üzerinde yön değiştirmeyen sürekli elektrik akımı

DOĞRU BULMAK : Turkish Turkish

uygun görmek, onamak

DOĞRU ÇIKMAK : Turkish Turkish

gerçek olduğu anlaşılmak

DOĞRU DOĞRU DOSDOĞRU : Turkish Turkish

en doğrusu şudur ki

DOĞRU DURMAK : Turkish Turkish

dik durmak

DOĞRU DURMAK : Turkish Turkish

uslu durmak

DOĞRU DÜRÜST : Turkish Turkish

tam olarak, eksiksiz olarak, istenildiği gibi, kusursuz, yanlışsız

DOĞRUAÇI : Turkish Turkish

180 derecelik açı

DOĞRUCA : Turkish Turkish

doğruya yakın

DOĞRUCA : Turkish Turkish

e. hiçbir yöne sapmadan; dolaylı olmayarak, dolaşmayarak

DOĞRUCU : Turkish Turkish

her şeyin doğrusunu söylemeyi huy edinmiş olan (kimse)

DOĞRUCU DAVUT : Turkish Turkish

her şeyin doğrusunu yapmayı ya da söylemeyi huy edinmiş kimseler için kullanılır

DOĞRUCULUK : Turkish Turkish

doğrucu olma durumu

DOĞRUCULUK : Turkish Turkish

ir insanın söz ve eylemleriyle kanı ve inançlarının, düşünüşünün uyuşması

DOĞRUDAN : Turkish Turkish

araçsız olarak yapılan dolaysız

DOĞRUDAN : Turkish Turkish

ir engel olmadan

DOĞRULAMA : Turkish Turkish

doğrulamak eylemi, °teyit, °tasdik

DOĞRULAMA : Turkish Turkish

ir varsayımın doğruluğunu denetlemek için, deney ve mantıksal tanıtlama yoluyla yapılan işlemlerin tümü

DOĞRULAMAK : Turkish Turkish

ir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, ºteyit etmek, ºtasdik etmek

DOĞRULAMAK : Turkish Turkish

ir önermenin doğruluğunu ya da yanlışlığını saptamak ereğiyle olayları inceleyip araştırmak

DOĞRULANABİLİR : Turkish Turkish

doğrulanması olanaklı alan