Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Turkish

Turkish Turkish
DOĞRULANABİLİRLİK : Turkish Turkish

doğrulanabilir olma durumu

DOĞRULANMAK : Turkish Turkish

doğrulamak eylemine konu olmak ya da doğrulamak eylemi yapılmak

DOĞRULATMAK : Turkish Turkish

doğrulamak eylemini yaptırmak

DOĞRULMAK : Turkish Turkish

eğik ya da eğri bir şey, düz bir duruma gelmek

DOĞRULMAK : Turkish Turkish

(oturan ya da yatan bir kimse için) toparlanmak, dik bir duruma gelmek

DOĞRULMAK : Turkish Turkish

(para için) sağlanmak, kazanılmak

DOĞRULMAK : Turkish Turkish

yönelmek

DOĞRULMAK : Turkish Turkish

yeniden güçlenmek, kalkınmak

DOĞRULTMAÇ : Turkish Turkish

ıki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, °redresör

DOĞRULTMAK : Turkish Turkish

doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek

DOĞRULTMAK : Turkish Turkish

düzeltmek

DOĞRULTMAK : Turkish Turkish

yöneltmek

DOĞRULTMAK : Turkish Turkish

yön bulmak

DOĞRULTMAK : Turkish Turkish

(para için) sağlamak, kazanmak

DOĞRULTMAN : Turkish Turkish

ir nokta ya da bir çizginin devinimine az ya da çok yön vererek bu devinimi yöneten şey

DOĞRULTMAN : Turkish Turkish

çizgi oluşturan noktanın ya da yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi ya da düzlem

DOĞRULTU : Turkish Turkish

yön, °istikamet

DOĞRULTU : Turkish Turkish

tutulan, izlenen yol

DOĞRULTU : Turkish Turkish

koşut olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum ya da belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, °istikamet

DOĞRULU : Turkish Turkish

ir doğru boyunca olan, °müstakim

DOĞRULUK : Turkish Turkish

doğru olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük

DOĞRULUK : Turkish Turkish

düşüncenin gerçekle uyuşması; yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması

DOĞRULUM : Turkish Turkish

yönelim, °tropizm

DOĞRUSAL : Turkish Turkish

ir doğruyla ilgili olan; bir doğruyu izleyen

DOĞRUSAL : Turkish Turkish

(bir doğrunun denklemi birinci dereceden olduğu için) birinci derece ifadelerine, genel olarak verilen sıfat