Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Turkish

Turkish Turkish
DOKSANLIK : Turkish Turkish

doksan yaşında olan

DOKTOR : Turkish Turkish

tıp öğrenimi görerek diploma aldıktan sonra, hastalıklara tanı koyarak sağaltma yetkisi olan kimse, °hekim, °tabip

DOKTOR : Turkish Turkish

ir fakülteyi ya da bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yüksek öğrenim aşamasına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir yapıtla gösterenlere verilen san

DOKTORA : Turkish Turkish

doktor sanını kazanmak için verilen sınav

DOKTORA : Turkish Turkish

ir fakülte ya da yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir yapıtla erişilen aşama

DOKTORALI : Turkish Turkish

doktorası olan

DOKTORASIZ : Turkish Turkish

doktorası olmayan

DOKTORLUK : Turkish Turkish

hekim olma durumu, hekimlik, tabiplik

DOKTORLUK : Turkish Turkish

doktor olma durumu

DOKTORSUZ : Turkish Turkish

doktor olmadan, doktor yardımı olmadan

DOKTRİN : Turkish Turkish

öğreti

DOKTRİNCİ : Turkish Turkish

doktrinle ilgili (kimse ya da görüş)

DÖKTÜRMEK : Turkish Turkish

dökmek eylemini yaptırmak

DÖKTÜRMEK : Turkish Turkish

kolaylıkla, ustaca ve güzel söylemek, yazmak, oynamak, yapmak ya da gerçekleştirmek

DOKU : Turkish Turkish

ir vücudun ya da bir organın yapı öğelerinden birini oluşturan gözeler bütünü, °nesiç

DOKU : Turkish Turkish

ir bütünün yapısı ve özelliği

DOKU BOZUKLUĞU : Turkish Turkish

yara, darbe, yangı, ur gibi nedenlerle bir organda ortaya çıkan bozukluk, yıpranma, °lezyon

DOKUBİLİM : Turkish Turkish

canlılardaki dokuların oluşum, evrim ve bileşimini inceleyen bilim dalı, °histoloji

DOKUBİLİMCİ : Turkish Turkish

dokubilim uzmanı

DÖKÜK : Turkish Turkish

dökülmü?

DÖKÜK : Turkish Turkish

çok eskimi?

DÖKÜK : Turkish Turkish

dökümlü

DOKULAŞMAK : Turkish Turkish

doku özelliğini kazanmak

DÖKÜLEBİLİRLİK : Turkish Turkish

ir metal ya da alaşımını sıvı olarak döküldüğünde, kalıbı doldurma yatkınlığı

DÖKÜLMEK : Turkish Turkish

dökmek eylemi yapılmak ya da dökmek eylemine konu olmak