Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Turkish

Turkish Turkish
DÖKÜLÜŞ : Turkish Turkish

dökülmek eylemi ya da biçimi

DÖKÜM : Turkish Turkish

kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi

DÖKÜM : Turkish Turkish

kumaşın dökümlü olma niteliği

DÖKÜM : Turkish Turkish

ir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma

DÖKÜM : Turkish Turkish

dökülme zamanı

DÖKÜM : Turkish Turkish

kalıba dökme yoluyla yapılmış (nesne)

DOKUMA : Turkish Turkish

dokumak eylemi, °mensucat, °tekstil

DOKUMA : Turkish Turkish

kumaş olabilen, kumaş yapılabilen

DOKUMA : Turkish Turkish

tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş)

DOKUMA : Turkish Turkish

minder örtüsü, yatak kılıfı gibi şeyler için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez

DOKUMA TEZGÂHI : Turkish Turkish

üzerine dokunacak ipliklerin, işlenecek kumaşların ya da duvar örtüsü olarak hazırlanacak kanaviçelerin gerildiği tezgâh

DOKUMACI : Turkish Turkish

dokumacılık yapan kimse

DOKUMACILIK : Turkish Turkish

kumaş dokuma işi, sanatı ya da dokuma ticareti, °tekstil

DOKUMACILIK : Turkish Turkish

dokuma sanayii

DOKUMAHANE : Turkish Turkish

dokuma tezgâhlarının bulunduğu ve çalıştığı yer

DOKUMAK : Turkish Turkish

tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak, kumaş yapmak

DOKUMAK : Turkish Turkish

en ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek oluşturmak

DOKUMAK : Turkish Turkish

ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek

DOKÜMAN : Turkish Turkish

elge

DOKÜMANTASYON : Turkish Turkish

elgeleme

DOKÜMANTER : Turkish Turkish

elgesel

DÖKÜMCÜ : Turkish Turkish

döküm işleri yapan kimse, dökmeci

DÖKÜMCÜLÜK : Turkish Turkish

dökümcünün işi ve zanaatı, dökmecilik

DÖKÜMEVİ : Turkish Turkish

fabrikalarda döküm yapılan yer, dökümhane

DÖKÜMHANE : Turkish Turkish

dökümevi