Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Turkish

Turkish Turkish
DÖKÜMLÜ : Turkish Turkish

niteliğinden ötürü kolayca istenen biçim verilebilen (kumaş)

DÖKÜMLÜLÜK : Turkish Turkish

dökümlü olma durumu

DOKUNAÇ : Turkish Turkish

irçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan devin- gen uzantı

DOKUNAKLI : Turkish Turkish

etkili, insanın içine işleyen, °müessir

DOKUNAKLILIK : Turkish Turkish

dokunaklı olma durumu

DOKUNCA : Turkish Turkish

kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey, °zarar

DOKUNCALI : Turkish Turkish

dokuncası olan, zararlı

DOKUNCASIZ : Turkish Turkish

dokuncası olmayan, zararsız

DOKUNCASIZLIK : Turkish Turkish

dokuncasız olma durumu, zararsızlık

DOKUNDURMA : Turkish Turkish

dokundurmak eylemi

DOKUNDURMA : Turkish Turkish

ir şeyi üstü kapalı bir biçimde, sitemli ve dolaylı olarak söyleme, °tariz

DOKUNDURMAK : Turkish Turkish

dokunmasını sağlamak, değdirmek

DOKUNDURMAK : Turkish Turkish

ir şeyi üstü kapalı sitemli, dolaylı olarak söylemek, ºtariz etmek

DOKUNMA : Turkish Turkish

dokunmak (i) eylemi, °temas

DOKUNMA : Turkish Turkish

dokunmak (ii) eylemi

DOKUNMA DUYUSU : Turkish Turkish

deri üzerine yapılan değme, vurma, bastırma, çekme gibi etkileri alan duyu

DOKUNMAK : Turkish Turkish

nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık gibi türlü niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek

DOKUNMAK : Turkish Turkish

ir şeyde değişiklik yapmak, karıştırmak

DOKUNMAK : Turkish Turkish

almak, kullanmak

DOKUNMAK : Turkish Turkish

sağlığını bozmak

DOKUNMAK : Turkish Turkish

tedirgin etmek, sataşmak

DOKUNMAK : Turkish Turkish

(ıyilik, kötülük gibi kavramlarda) olmak

DOKUNMAK : Turkish Turkish

(ınsan için) ıçine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak

DOKUNMAK : Turkish Turkish

ılişkin, ilgili olmak, değinmek

DOKUNMAK : Turkish Turkish

hafifçe değmek