Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Turkish

Turkish Turkish
DOKUNMAK : Turkish Turkish

onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak

DOKUNMAK : Turkish Turkish

dokumak eylemi yapılmak

DÖKÜNMEK : Turkish Turkish

kendi üstüne dökmek

DÖKÜNMEK : Turkish Turkish

soyunup dökünmek

DOKUNSAL : Turkish Turkish

dokunumla ilgili olan

DÖKÜNTÜ : Turkish Turkish

dökülmüş, saçılmış şeyler

DÖKÜNTÜ : Turkish Turkish

ir topluluktan geri kalmış kimseler

DÖKÜNTÜ : Turkish Turkish

kimi hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk gibi hastalık belirtisi

DÖKÜNTÜ : Turkish Turkish

deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi

DÖKÜNTÜ : Turkish Turkish

ışe yaramayan, değersiz şey

DÖKÜNTÜ : Turkish Turkish

değersiz, bayağı, ayaktakımından olan

DÖKÜNTÜ : Turkish Turkish

parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer

DÖKÜNTÜCÜL : Turkish Turkish

hayvanların, bitkilerin; döküntüleriyle beslenen

DÖKÜNTÜLÜ : Turkish Turkish

döküntüsü olan

DÖKÜNTÜLÜ : Turkish Turkish

deride döküntüyle görülen, döküntüyle beliren (hastalık)

DOKUNULMAK : Turkish Turkish

dokunmak eylemine konu olmak

DOKUNULMAZ : Turkish Turkish

ılişilmez, el sürülmez, °masun

DOKUNULMAZ : Turkish Turkish

hiçbir biçimde eleştirilemez

DOKUNULMAZLIK : Turkish Turkish

dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, °masuniyet

DOKUNULMAZLIK : Turkish Turkish

anayasa ya da uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu ya da ayrıcalık, °masuniyet

DOKUNUM : Turkish Turkish

çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık gibi niteliklerini derimiz aracılığıyla algılama yeteneği, °lamise

DOKUNUŞ : Turkish Turkish

dokunmak (l) eylemi ya da biçimi, °temas

DOKUNUŞ : Turkish Turkish

dokunmak (ll) eylemi ya da biçimi

DOKUNUŞ : Turkish Turkish

dokuma ipliklerinin çaprazlama biçimi

DOKUOLUŞ : Turkish Turkish

sürgendokudan bitkisel dokuların oluşması