Multilingual Turkish Dictionary

Turkish Turkish

Turkish Turkish
DÖKÜP SAÇMAK : Turkish Turkish

dağıtmak, ziyan etmek. §

DOKURCUN : Turkish Turkish

ot ya da ekin yığını, tokurcun

DOKURCUN : Turkish Turkish

dokuztaş oyunu

DOKUSUZ : Turkish Turkish

dokusal yapıdan yoksun olan (anatomik madde)

DOKUTMAK : Turkish Turkish

dokumak eylemini yaptırmak

DOKUYUCU : Turkish Turkish

dokumacı

DOKUYUŞ : Turkish Turkish

dokumak eylemi ya da biçimi

DOKUZ : Turkish Turkish

sekizden sonra gelen sayının adı ve bu sayıyı gösteren rakam, 9, ix

DOKUZ : Turkish Turkish

sekizden bir artık olan

DOKUZ AYIN ÇARŞAMBASI BİR ARAYA GELMEK : Turkish Turkish

irçok iş birden ortaya çıkıp sıkışık bir durum yaratmak

DOKUZ BABALI : Turkish Turkish

abası belli olmayan

DOKUZ CANLI : Turkish Turkish

çok sağlam, kolay kolay ölmeyen

DOKUZ DOĞURMAK : Turkish Turkish

merakla, heyecanla, sabırsızlıkla beklemek

DOKUZ KÖRÜN BİR DEĞNEĞİ : Turkish Turkish

irçok kimsenin tek yardımcısı, tek dayanağı

DOKUZ KÖYDEN KOVULMUŞ : Turkish Turkish

geçimsizliği ya da başka durumları yüzünden birçok yerden atılmış

DOKUZ TAŞ : Turkish Turkish

dokuzta?

DOKUZ YORGAN ESKİTMEK ( YA DA PARALAMAK) : Turkish Turkish

çok uzun yaşamak

DOKUZAR : Turkish Turkish

dokuz sayısının üleştirme biçimi, her birine dokuz, her seferinde dokuzu bir arada olan

DOKUZGEN : Turkish Turkish

dokuz kenarı olan çokgen

DOKUZLU : Turkish Turkish

dokuz parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dokuz tane bulunan

DOKUZLU : Turkish Turkish

üzerinde dokuz imi bulunan iskambil kâğıdı

DOKUZLUK : Turkish Turkish

yıldız falının yorumunda dokuzar dokuzar sayılan (yıllar)

DOKUZTAŞ : Turkish Turkish

dokuz taşla oynanan ve taşların yerleriyle yürütme yolları çizgilerle gösterilen oyun, dokurcun

DOKUZUNCU : Turkish Turkish

dokuz sayısının sıra sıfatı, sırada sekizinciden sonra gelen

DÖL : Turkish Turkish

canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey ya da yeni bireylerin tümü, °zürriyet, °nesil